2023 yılında gerçekleştirilen genel seçimlerde, Türkiye’deki muhalefet partilerini bir araya getiren 6’lı masa, beklenen başarıyı elde edemedi ve seçimi mağlubiyetle tamamladı. Bu süreçte, masanın cumhurbaşkanı adayı olan Kemal Kılıçdaroğlu, seçim sonrası istifa ederek istifanın ardında yeni bir dönemin başlamasına sebep oldu. Kılıçdaroğlu’nun bu hamlesi, yerel seçimlerde de etkisini gösterdi ve muhalefet partileri için bir dizi olumsuz sonuç doğurdu.
Yerel seçimlerde, küçük partilerin birleşiminden oluşan bu 6’lı masa, daha önce edindiği milletvekilliğini de kaybetti. Seçim sonuçları, özellikle küsuratlı oy oranlarına sahip olan partiler için olumsuz oldu; bu partilerin alınan oylarla başarı elde edemediği görüldü. Örneğin, Demokrat Parti, Kılıçdaroğlu’ndan 3 milletvekili kopardıktan sonra yerel seçimlerde yalnızca 0,2 oy oranı elde edebildi. Bu durum, küçük partilerin seçim sürecindeki etkisizliğini bir kez daha gözler önüne serdi.
Altılı masada yer alan partilerden biri olan Demokrat Parti’nin Genel Başkanı Gültekin Uysal ise, sürecin sonunda istediği hedeflere ulaşamayan bir profil çizdi. Uysal’ın bu başarısızlığa rağmen, 15. Olağan Büyük Kongresi’nde başarılı bir şekilde tekrar Genel Başkanlığa seçildi. 778 delegenin katıldığı kongrede, Uysal 765 oy alarak yeniden bu makama getirilmesi, partinin iç dinamikleri açısından önemli bir gelişme olarak görüldü. Ancak, partililerin CHP’den kopan milletvekillerine yönelik sert tepkileri, işlerin yolunda gitmediğini de ortaya koydu.
Elde ettiği 0.2’lik oy oranı, birçok yorumcunun ve siyasi analistin dikkatini çekerken, bu durum Demokrat Parti’nin seçmen nezdindeki değerinin sorgulanmasına sebep oldu. Bu ortam içerisinde Gültekin Uysal’dan gelen bir başka dikkat çekici adım, Cumhurbaşkanlığı seçimlerine yönelik oldu. Uysal, ulusal bir televizyon programında yaptığı açıklamada, partisinin 2028 Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde aday olacağını duyurdu. Bu hamlesi, hem partinin geleceği hem de Türkiye’nin siyasi atmosferi açısından önemli bir karakteristik taşıyordu.
Uysal, adaylığını açıklarken Türkiye’nin içinden geçtiği siyasi, ekonomik ve toplumsal zorluklara dikkat çekti. Kendisi, Demokrat Parti’nin köklü geçmişine atıfta bulunarak, “Türkiye’nin demokrasiye, hukukun üstünlüğüne ve adaletli bir yönetim anlayışına olan ihtiyacı her zamankinden daha fazla” ifadelerini kullandı. Uysal, “Türkiye’nin Demokrat Parti’nin temsil ettiği köklü değerlerle yeniden ayağa kalkması gerekiyor” şeklinde bir vurgu yaparak, gelecekteki seçim hedeflerini belirtti.
Sonuç olarak, 2023 seçimlerinden elde edilen sonuçlar ve Demokrat Parti’nin izlediği strateji, Türk siyasi arenasında tartışmalara neden olmaya devam ederken, Gültekin Uysal’ın liderliğinde partinin izlediği yol haritası ve gelecekteki hedefleri merak konusu oldu.