Suriye, 2024 yılının Aralık ayında önemli diplomatik gelişmelere sahne oldu. Yaklaşık olarak 19 gün önce, İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad tarafından resmi bir ziyarete davet edildi. Bu ziyaret, bölgedeki siyasi dinamikler açısından büyük bir önem taşıyordu ve Esad yönetimiyle İran arasındaki ilişkilerin yeniden canlanması açısından bir dönüm noktası olarak değerlendirildi.
Arakçi’nin ziyareti boyunca, iki ülke arasında stratejik işbirliğini artırmaya yönelik bir dizi görüşme yapıldı. Bu görüşmeler, özellikle İran’ın Suriye’deki etkisini pekiştirmek ve karşılıklı ekonomik işbirliği alanlarını genişletmek temaları etrafında şekillendi. Esad’ın, Arakçi’yi sıcak bir şekilde karşılaması, İran ile Suriye arasındaki bağıntıyı daha da güçlendirmiş oldu.
Bu ziyaretin hemen ardından, Suriye’nin kuzeyinde Hakan Fidan ile Muhammed Colani arasında bir görüşme gerçekleşti. Hakan Fidan, Türkiye’nin Millî İstihbarat Teşkilatı’nın başında bulunan önemli bir figür. Colani ise, Suriye’deki muhalif grupların liderlerinden biri olarak tanınıyor. Bu iki liderin buluşması, iki ülke arasındaki ilişkilerin yanı sıra, bölgedeki güç dinamikleri üzerinde de etkili olabileceğini düşündürüyor.
Fidan-Colani görüşmesinin ardında yatan motivasyonlar ise, oldukça dikkat çekicidir. Özellikle Suriye’deki iç savaşın sürdüğü ve çeşitli uluslararası güçlerin bu savaşta aktif rol aldığı bir ortamda, Türkiye’nin Suriye politikası daha fazla önem kazanmaktadır. Türkiye, sınır güvenliği ve mülteci akımını kontrol altına alma konularında ciddi endişeler taşımaktadır. Bu doğrultuda, muhalif gruplarla olan iletişimini sürdürmek ve güçlendirmek adına böyle görüşmelere ihtiyaç duyulmaktadır.
Bu gelişmeler, dünya genelinde dikkatle takip edilmeye başlandı. Zira, hem İran’ın Suriye’deki varlığı ve etkisi, hem de Türkiye’nin bu ülke ile olan diplomatik ilişkileri, bölgenin gelecekteki güvenlik yapısını etkileyebilecek unsurlar arasında sayılmaktadır. Özellikle Arakçi’nin ziyareti ve sonrasındaki görüşmeler, bölgedeki dengeyi değiştirebilecek potansiyele sahiptir.
Suriye’deki bu diplomatik temaslar, sadece iki ülke arasındaki ilişkilerle sınırlı kalmıyor. Aynı zamanda, ABD, Rusya gibi diğer büyük güçlerin de bölgedeki çıkarlarını etkileyecek bir süreç haline gelme potansiyeli taşıyor. Bu nedenle, Uluslararası ilişkiler açısından bu gelişmelerin büyük bir öneme sahip olduğu açıkça ortadadır.
Sonuç olarak, Arakçi’nin Esad ile gerçekleştirdiği görüşmelerin ardından gelen Hakan Fidan ve Muhammed Colani arasındaki buluşma, Suriye’nin geleceği ve bölgedeki güç dengeleri açısından kritik bir dönemeç olarak öne çıkıyor. Her iki görüşme de, Suriye’deki iç savaşın seyrini etkileyebilecek adımlar olarak değerlendiriliyor ve bu durum, uluslararası siyaseti şekillendiren önemli bir faktör olacaktır.